Şehrinde Turist Olmak

İnsan kendi şehrinde turist olabilir mi?

Yaşadığın yerde turist gibi hissetmek bazen can sıkıcı olabilir. Sanki yabancı gibi ya da oraya ait değilmişsin gibi yanılsamalara kapılabilir insan. Ama çok da güzel bir tarafı vardır şehrinde turist olma duygusunun. Yaşadığın yeri dışardan gözlerle görmek yeni bir bakış açısı kazandırır. Bu da bir tür özgürlük değil midir?

moda1
İstanbul Moda’da bir heykel.

Herhalde herkes için aynıdır, turist olarak gittiğimiz şehri daha çok gezeriz. Doğduğumuz yerdeki çoğu müzeye, tarihi mekanlara veya turistler çok önemli merkezlere hiç gitmemişizdir ama birkaç günlüğüne bile olsa ziyaret ettiğimiz yeni şehirlerde her şeyi bir araya sıkıştırıp bütün turistik mekanlara gitmeye çalışırız. Bunu yaşadığımız şehirde de yapmak mümkün, hem de geniş zamanlara yaya yaya, güzellikleri ve farklılıkları sindire sindire keyif alabiliriz.

Continue reading

Sebepsiz Mutlu Ol ve Yaşamaya Bak

Kitap okumak için zaman ayırmak gerekiyor, özellikle de şimdi ki sosyal medya, iş güç, günlük hayatın getirdiği koşturmaca, biraz kafa dağıtayım bari diye dizi film, yemek yedik, dışarı çıktık derken hala kitap okumak için zaman ayırabiliyorsanız bravo size. Gerçekten kitapları ve okumayı umursuyorsunuz demektir bu.

Biz genelde kitap seçimlerimizi kurgudan yana kullanırız. Kurgu okumak başka dünyalara dalmak ve hiç gitmediğiniz yerlere gidip, hiç tanımayacağınız kişilerle maceralara atılmak demek. Hatta o karakterin en iyi arkadaşı olmak demek. Gerçi bu yazı kurgu kitaplarla ilgili değil, bu konuyu uzatmadan kurgu dışı kitaplara geçelim.

Continue reading

Ülkü Tamer Anısına…

Edebiyatın önemli isimlerinden Ülkü Tamer 1 Nisan 2018’de vefat etti, ardından medya onun şiirlerini ve işlerini hatırladı ve hatırlattı. Biz de Ülkü Tamer’i nasıl tanıdığımızı hatırladık ve bu nedenle, Ülkü Tamer’i kaybedişimizin birinci yılında bir yazı yazmak istedik.

ana-gorsel-ulku

Ülkü Tamer’in adını ilk olarak Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının çevirmeni olarak öğrendik. En sevdiği kitabı okumaya kıyamayanlar olduysa neden kitabın kapağının her yanını ezberlediğimizi anlayacaktır. Harry Potter hayranları olarak, kitabın bitmesine kıyamaz, arada kitabı kapatır ve o çok güzel çizimleri seyreder ve kitabın yayın ve basımevi hakkında her şeyi okurduk. Dolayısıyla Ülkü Tamer bizim için Harry Potter çevirmeniydi (Sonrasında çeviriler Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’ya emanet edildi.)

Sonra en sevdiğim dizilerden Yabancı Damat’ı seyrederken bir bölümde Continue reading

Benim, hep benim, zaten benim

Sevgililer günü için herkes bir şeyler yaparken, özellikle de sosyal medya ilgili postlarla dolup taşarken biz de bir şeyler yapalım, özellikle de Youtube kanalımıza temalı video yapalım dedik.

Sonra da Öykü ile birlikte bir çılgınlık yaptık ve bir şarkı söyledik.

Şimdi gelelim günün önemine.

“Kapitalizim oyunları bunlar!”dan öteye geçip, günün ekonomiye katkısına sevinebiliriz mesela. Bugün pastaneler, çiçekçiler ve daha birçok işletme cirosunu sezona bağlı katladı. Birçok evde pasta yendi, tatlı sözler söylendi. Sadece sevgililer değil başkaları da eğlendi.

O kadar kolay ki, sevdiğimiz insanları, doğayı ve sahip olduğumuz güzellikleri görmezden gelmek ve onları şimdiki hallerinde “benim, hep benim ve zaten benim” kabul etmek.

Değer bilmek bizi yüceltir, sevmek iyileştirir.

Evet, romantik birinin sözleri bunlar. Ama ara sıra da olsa böyle polyannacılık oynamak ve pembe gözlüklerimizi takıp etrafa daha tatlı bakmak hoş olmaz mı?

Sevgi Gününüz Kutlu Olsun!

Bu arada az önce izlemediyseniz yeniden, unutmadan:

Sevgiler,

Övgü

Kaktüsümüzün Dibindeki Sarı Mantar Sürprizi

For English version of this article click here.

İki gün önce güzelim kaktüslerimizin dibinde sarı iki mantar bulduk. Şaşkınlıkla bu oyuncak gibi, hatta Şirinler köyünden fırlamış mantarlara bakarken aklımızdan türlü düşünceler geçti: Zehirli mi? Havadan soluyarak zehri bize ulaşabilir mi? Kaktüsümüze zarar verir mi? Ve nereden çıktı bu?

Evin içinde, tam oturma odasının ortasında böyle neon sarısı mantarların ne işi vardı ki! Tabii ki hemen fotoğraflarını çektik ve İnstagram hikayeden paylaştık ve fikri olan var mı diye sorduk. Bazı arkadaşlarımızın gönderdiği linkler ve biraz Google araştırması ardından çok zehirli olmayan ve saksı bitkilerinde sıkça karşılaşılan bir tür olduğunu öğrendik.

Bilimsel ismi Leucocoprinus Birnbaumii, ve Sarı Saksıbitkisi Mantarı olarak da biliniyor yani Yellow Haouseplant Mushroom. Yemediğiniz sürece zehirli değil diye okumamıza rağmen biz balkona çıkardık çünkü mantarın üstü polene benzer sarı tozla kaplı, büyük ihtimalle mantar sporları bunlar. Hatta bu polen benzeri sarı toz kaktüsün dikenlerinin uçlarını boyadı bile!

Şimdi saksı beş minik kaktüs ve iki sarı mantarla birlikte balkonda hava alıyor. Mantarlar soğuk balkon havasını sevmemiş olmalı ki solmuşlar biraz. Umarız kaktüslerimize bir şey olmaz! Takipteyiz!

Sevgiler,

Öykü

Bizi Youtube , Instagram ve Twitter ‘da takip edin, siz de takipte kalın 🙂


Instagram NAMETAG * AD ETİKETİ

Turkish version is below

Instagram instroduced a new feature: Nametag. The purpose of nametag is to scan the tag and go to the account and follow it. It kind of reminded us the Snapchat feature. You can also customize your nametag with emojis, colors or even a selfie! We wonder how creative people will get, but it seems like there is not much room to make crazy changes.

43243441_324444944987325_4250280875704451072_n

Ours is a hand writing emoji, we think it suits the blog very well and tells so much about our passion. We love writing (which obvious by now due to this blog), we also love drawing. We used to draw and paint more often when we were at school, but Continue reading

Ekşi Elmalar: Hayat inatlaştıklarımızı bir şekilde tekrar karşımıza çıkarır

Hayat inatlaştıklarımızı bir şekilde tekrar karşımıza çıkarır. Bu belki de tüm ipleri ele alamayacağımızı ve her şeyi kontrol etmenin mümkün olmadığını anlamamız içindir.

Bir hikaye sizi etkiliyorsa gerçek hayata dayalı olduğunu öğrenince daha da etkilenirsiniz. Biz de Ekşi Elmalar filminin gerçek bir hikayeye dayandığını duymuştuk ama izledikten sonra araştırınca Yılmaz Erdoğan’ın annesinin babasından esinlendiğini öğrendik.

eksi_elmalar-1

Filmin ana karakterlerinden Aziz (Yılmaz Erdoğan) Hakkari’nin ileri gelenlerinden ve o zamanlar bile Hakkari’ye teleferik yaptırmayı düşünmüş biri. Ayrıca inatçı, kendine güvenen ve dediğim dedik biri. Biz de Gaziantepli olduğumuz için sert ve kararlı erkek figürleri bize yabancı değil. Yine de bu film aslında erkek egemen bir filmdense kadın odaklı bir film. Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı kadın karakterler çarşıya çıkamasalar da, okula içlerinden biri yollanmış da olsa ve evin tüm yükü omuzlarında da olsa hala güçlü, istediklerini bilen ve harekete geçen kadınlar. Continue reading

Çekiliş Var!! (5 Haziran’a kadar)

Youtube kanalımızı 25 Mayıs 2017 yılında açmıştık ve bir yıldır videolar paylaşıyoruz.

Kanalımızın birinci yıl dönümü şeferine çekiliş yapalım dedik.

Robert Kolej son sınıftayken ikimizin ayrı ayrı yazdığımız öykülerimiz kitap olarak basıldı. Bu kitabın için de ikimizin de ayrı ayrı ödül kazandığımız öykülerimiz var.

Ayrıca Robert Kolej’den mezun olurken Halide Edip Adıvar Edebiyat Ödülü’nü kendisi de Robert Kolej mezunu olan Ayşe Kulin’in elinden aldık.

1

Screen Shot 2018-06-01 at 1.14.49 PM.png

Çekiliş sonucu artık basımı olmayan bu kitaptan imzalı olarak 5 kişiye veriyoruz!

İlgili Videomuz:

 

Çekilişe katılmak için izlemeniz gereken adımlar şöyle:

1. Youtube kanalımıza buradan abone olun.

2. Instagram hesabımızı buradan takip edin.

3. Instagram hesabımızda çekiliş görselinin altına iki arkadaşınızı etiketleyin.

4. Tüm adımlardan sonra Youtube çekiliş videosunun altına ‘Katıldım’ yazın!

5. Eğer instagram ve Youtube hesap isimleriniz farklıysa bize bildirmeyi unutmayın!

 

Sevgiler,

Övgü ve Öykü

Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun, Ama Nasıl?

Bu başlığı seçmemizin bir anlamı var. Her sene kutluyoruz, ‘kadın’ olmak konusunda birçok yazı okuyoruz etrafta ama 9 Mart’ta yine her şey eski haline dönüyor. Kadınlar gününü sevdiğiniz veya önem verdiğiniz bir kadına hediye alarak kutlamak tabii ki güzel, ama bizce bu sene değişik kutlayalım. Bir şeyi kutlamak, varlığına teşekkür etmek ve onu takdir etmek değil midir? İşte tam da bunun için neden’leri ve nasıl’ları öğrenmek gerek.

Aslında 8 Mart dünyada kadın hakları hakkında neler olup bitiyor öğrenmek için harika bir gün, ve kutlama dediğin böyle olur!

1.Kadınlar Günü ne zaman, nasıl ve neden başladı? İlk defa 1909’da Amerika’da kutlandı,sonrasında Avrupa’ya yayıldı. Başlangıç amacı Continue reading

Kafka’nın Dava’sını Okumadan Joseph K.

Övgü’nün bir önceki blog yazısı Kafka’nın Dava’sını okuduktan sonra kitaptan uyarlanan Joseph K oyununu nasıl bulduğu ile ilgiliydi. Bense oyundan önce Dava’yı okumadım, sadece konusunu biliyordum. Bu yüzden farklı bir bakış açısından aynı oyunu yorumluyorum.

Sahnede anlatılan her hikaye tiyaro değildir aslında. Tiyatro ve gösteri birbirinden farklıdır. Tiyatronun içerdiği sanat unsuru, gösterinin içerdiği eğlence unsuruna benzer. Tiyatroya gelenlerin eğlence kısmını takılıp kalması ve anlatılmak istenen derinliği hissedememesi biraz acıklıdır. Sert bir eleştiri ama öyle.

joseph

Uzun zamandır görmek istediğimiz Joseph K oyununu izledik. Mert Fırat’ın son zamanlarda Continue reading