Şehrinde Turist Olmak

İnsan kendi şehrinde turist olabilir mi?

Yaşadığın yerde turist gibi hissetmek bazen can sıkıcı olabilir. Sanki yabancı gibi ya da oraya ait değilmişsin gibi yanılsamalara kapılabilir insan. Ama çok da güzel bir tarafı vardır şehrinde turist olma duygusunun. Yaşadığın yeri dışardan gözlerle görmek yeni bir bakış açısı kazandırır. Bu da bir tür özgürlük değil midir?

moda1
İstanbul Moda’da bir heykel.

Herhalde herkes için aynıdır, turist olarak gittiğimiz şehri daha çok gezeriz. Doğduğumuz yerdeki çoğu müzeye, tarihi mekanlara veya turistler çok önemli merkezlere hiç gitmemişizdir ama birkaç günlüğüne bile olsa ziyaret ettiğimiz yeni şehirlerde her şeyi bir araya sıkıştırıp bütün turistik mekanlara gitmeye çalışırız. Bunu yaşadığımız şehirde de yapmak mümkün, hem de geniş zamanlara yaya yaya, güzellikleri ve farklılıkları sindire sindire keyif alabiliriz.

Continue reading

Sebepsiz Mutlu Ol ve Yaşamaya Bak

Kitap okumak için zaman ayırmak gerekiyor, özellikle de şimdi ki sosyal medya, iş güç, günlük hayatın getirdiği koşturmaca, biraz kafa dağıtayım bari diye dizi film, yemek yedik, dışarı çıktık derken hala kitap okumak için zaman ayırabiliyorsanız bravo size. Gerçekten kitapları ve okumayı umursuyorsunuz demektir bu.

Biz genelde kitap seçimlerimizi kurgudan yana kullanırız. Kurgu okumak başka dünyalara dalmak ve hiç gitmediğiniz yerlere gidip, hiç tanımayacağınız kişilerle maceralara atılmak demek. Hatta o karakterin en iyi arkadaşı olmak demek. Gerçi bu yazı kurgu kitaplarla ilgili değil, bu konuyu uzatmadan kurgu dışı kitaplara geçelim.

Continue reading

Benim, hep benim, zaten benim

Sevgililer günü için herkes bir şeyler yaparken, özellikle de sosyal medya ilgili postlarla dolup taşarken biz de bir şeyler yapalım, özellikle de Youtube kanalımıza temalı video yapalım dedik.

Sonra da Öykü ile birlikte bir çılgınlık yaptık ve bir şarkı söyledik.

Şimdi gelelim günün önemine.

“Kapitalizim oyunları bunlar!”dan öteye geçip, günün ekonomiye katkısına sevinebiliriz mesela. Bugün pastaneler, çiçekçiler ve daha birçok işletme cirosunu sezona bağlı katladı. Birçok evde pasta yendi, tatlı sözler söylendi. Sadece sevgililer değil başkaları da eğlendi.

O kadar kolay ki, sevdiğimiz insanları, doğayı ve sahip olduğumuz güzellikleri görmezden gelmek ve onları şimdiki hallerinde “benim, hep benim ve zaten benim” kabul etmek.

Değer bilmek bizi yüceltir, sevmek iyileştirir.

Evet, romantik birinin sözleri bunlar. Ama ara sıra da olsa böyle polyannacılık oynamak ve pembe gözlüklerimizi takıp etrafa daha tatlı bakmak hoş olmaz mı?

Sevgi Gününüz Kutlu Olsun!

Bu arada az önce izlemediyseniz yeniden, unutmadan:

Sevgiler,

Övgü

Kaktüsümüzün Dibindeki Sarı Mantar Sürprizi

For English version of this article click here.

İki gün önce güzelim kaktüslerimizin dibinde sarı iki mantar bulduk. Şaşkınlıkla bu oyuncak gibi, hatta Şirinler köyünden fırlamış mantarlara bakarken aklımızdan türlü düşünceler geçti: Zehirli mi? Havadan soluyarak zehri bize ulaşabilir mi? Kaktüsümüze zarar verir mi? Ve nereden çıktı bu?

Evin içinde, tam oturma odasının ortasında böyle neon sarısı mantarların ne işi vardı ki! Tabii ki hemen fotoğraflarını çektik ve İnstagram hikayeden paylaştık ve fikri olan var mı diye sorduk. Bazı arkadaşlarımızın gönderdiği linkler ve biraz Google araştırması ardından çok zehirli olmayan ve saksı bitkilerinde sıkça karşılaşılan bir tür olduğunu öğrendik.

Bilimsel ismi Leucocoprinus Birnbaumii, ve Sarı Saksıbitkisi Mantarı olarak da biliniyor yani Yellow Haouseplant Mushroom. Yemediğiniz sürece zehirli değil diye okumamıza rağmen biz balkona çıkardık çünkü mantarın üstü polene benzer sarı tozla kaplı, büyük ihtimalle mantar sporları bunlar. Hatta bu polen benzeri sarı toz kaktüsün dikenlerinin uçlarını boyadı bile!

Şimdi saksı beş minik kaktüs ve iki sarı mantarla birlikte balkonda hava alıyor. Mantarlar soğuk balkon havasını sevmemiş olmalı ki solmuşlar biraz. Umarız kaktüslerimize bir şey olmaz! Takipteyiz!

Sevgiler,

Öykü

Bizi Youtube , Instagram ve Twitter ‘da takip edin, siz de takipte kalın 🙂


Instagram NAMETAG * AD ETİKETİ

Turkish version is below

Instagram instroduced a new feature: Nametag. The purpose of nametag is to scan the tag and go to the account and follow it. It kind of reminded us the Snapchat feature. You can also customize your nametag with emojis, colors or even a selfie! We wonder how creative people will get, but it seems like there is not much room to make crazy changes.

43243441_324444944987325_4250280875704451072_n

Ours is a hand writing emoji, we think it suits the blog very well and tells so much about our passion. We love writing (which obvious by now due to this blog), we also love drawing. We used to draw and paint more often when we were at school, but Continue reading

Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun, Ama Nasıl?

Bu başlığı seçmemizin bir anlamı var. Her sene kutluyoruz, ‘kadın’ olmak konusunda birçok yazı okuyoruz etrafta ama 9 Mart’ta yine her şey eski haline dönüyor. Kadınlar gününü sevdiğiniz veya önem verdiğiniz bir kadına hediye alarak kutlamak tabii ki güzel, ama bizce bu sene değişik kutlayalım. Bir şeyi kutlamak, varlığına teşekkür etmek ve onu takdir etmek değil midir? İşte tam da bunun için neden’leri ve nasıl’ları öğrenmek gerek.

Aslında 8 Mart dünyada kadın hakları hakkında neler olup bitiyor öğrenmek için harika bir gün, ve kutlama dediğin böyle olur!

1.Kadınlar Günü ne zaman, nasıl ve neden başladı? İlk defa 1909’da Amerika’da kutlandı,sonrasında Avrupa’ya yayıldı. Başlangıç amacı Continue reading

Aşkın Göz Damlası

Biraz arabesk bir başlık oldu ama yazıyı okuyup öyle karar verin.

Geçenlerde bir çiçekçiye gittik, ama öyle buket çiçek satanlara değil. Bu çiçekçi limon fideleri, begonviller, yasemin fideleri ve daha birçok çeşit ağaç fidesi satıyordu. Tabii küçük saksı bitkileri de vardı. Öykü ve benim gözlerim kaktüsleri aradı, o sırada gözümüze şu güzel bitki çarptı, kaktüslerin tam yanında.


Biz sormadan oranın sahibi çiçeğin adını söyledi. ‘Aşkın göz damlası’. Bu adı sevgiyle söyledi adam, sanki bu çiçek Continue reading

Örgülü Saç Modeli Challenge – Örgülü Taç ve Balıksırtı Örgü Nasıl Yapılır?

Yeni videomuzda örgülü saç modelleri deniyoruz. Öykü örgülü taç, Övgü balıksırtı ikili örgü modelini yaptı. Hangimizin daha güzel yaptığına bakmak isterseniz:

We did two braid hairstyles in our latest YouTube video. Öykü tried braided hairband, and Övgü tried the Frenchbraid. If you want to see whose is the best you can watch above. Thank you 😊 

Sevgiler,

Övgü ve Öykü

En Son Videomuzun Perde Arkası

Meyveleri ağaçlarında görmek artık pek mümkün değil. Ne güzel eskiden evlerin bahçelerinde kiraz ağaçları, elma ağaçları olurmuş. Şimdi apartmanların arasında saklanmış bir kayısı ağacı gördüğümüzde seviniyoruz. Biz de fırsatını bulunca doğada bir gezintiye çıktık ve Antep fıstığı, zeytin, ceviz ve erikleri dalında gördük.

En son paylaştığımız videoda bu gezimize yer verdik. Ağaçların etrafında dolandık, hatta bir tanesine ikimiz de tırmandık. Gerçi inmek konusunda pek becerikli değildik! Halbuki alçak ağaçlardı, ama pratiğimiz yok.

Ziyaret ettiğimiz ağaçlar arasında zeytin, fıstık, erik, ceviz ve asma vardı. Bu meyvelerin henüz olgunlaşmamış hallerini gördük, tabii bir de kuşlar tarafından gagalanmış erikleri!

Düzeltmek istediğimiz bir konu var. Video başında çağla ağacına da gittiğimizi söylüyoruz, ama sonra kamerada o görüntüleri bulamadığımız için videoya koyamadık. Bu arada, çağla büyünce badem, erik veya kayısı oluyormuş. Bizim ziyaret ettiğimiz ağaç hangisiydi bilemedik.

Bir de videoda fıstık sakızından bahsettik. O esnada ne işe yaradığını bilmiyorduk, sonra kısaca araştırdık. Mideye iyi gelirmiş, iltihap için ve çeşitli merhem yapımlarında kullanılabilirmiş. Bunları da yeni öğrenmiş olduk.

Umarız izlerken siz de bizim çekerken eğlendiğimiz gibi eğlenirsiniz!

Sevgiler,

Övgü ve Öykü

Attila İlhan’ın Şiirlerini Yeniden Keşfetmek

Bir şilep sızıyor gözlerinden…

Bu kurtlar sofrasında belki zor…

Sisler Bulvarında seni kaybettim…

Aysel git başımdan…

Eğer sen yine İstanbul’san, aldanmıyorsam…

Gözleri karanlığı dar hücrelerin,

Seni görür görmez özgürlüğümden utandım…

Beni bırakıp gitme ne olursun…

Kimi sevsem sensin…

Belki gelmem gelemem, beş dakika bekle git…

Bir yerlere yıldırım düşüyorum,

Ayrılığımızı hissettiğim an

Demirler eriyor hırsımdan…

Bunca yıl sönmemiş umudum

Nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar…

Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor

Sana ait ne varsa hiçbiri benim değil…

Yanlış bir hayalin şehrinde kaldım

Sevdiği ben değilim anlatamam…

Attila İlhan, şiiri sevdirecek bir dille, bulut bulut geçti yüreklerden. Yukarıdaki şiiri onun en sevdiğimiz dizelerini bir araya getirerek oluşturduk. Farklı bakış açıları edinmek, çok iyi bildiğini düşündüğümüz şiirleri yeniden keşfetmek için… Çünkü bizce Continue reading