The Oily Marks and Life’s Surprises

I made this when I was in high school. It was eleventh or the twelfth grade and I was taking Advanced Studio Art class from a very good teacher I loved. Every class, we had the abundance of materials, pencils, paints, inks, papers, cardboards, brushes, anything you could think of. Everyone was very talented and worked on their projects while listening to the songs from our teacher’s playlist. Everyone was at their own pace and own imagination. I was working with a blue coloring pencil only, on a gray sketch paper.

I don’t know how much you can see from this picture but it is actually a close-up of jeans. I loved playing with the shadows and the folding areas with one color only. I worked on this painting/drawing for weeks with patience and joy.

After weeks of hard work I came to the class and took out the painting from the cupboards we all used to store our work when we leave the class. There were big oily drops

Continue reading

Yağ Lekeleri ve Hayatın Sürprizleri

Yıllar önce lisedeyken yaptım bu resmi. Ya onbir ya onikinci sınıftaydım, seçmeli sanat dersi olarak çok sevdiğim bir hocadan Advanced Studio Art dersi alıyordum. Her ders sayısız malzeme, boya, mürekkep, kağıt, karton, aklınıza gelebilecek her sanat malzemesinden istediğimizi seçip hocanın çaldığı müzik eşliğinde resim yapıyorduk. Herkes çok yaratıcıydı, kendisine göre kendi hızında çalışıyordu. Ben de bir tane mavi boya kalemi ve gri bir resim kartonuna tutulmuş bir şekilde haftalarca bu resim üzerinde çalıştım.

Fotoğraftan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama aslında katlanmış kot kumaşına yakından bir bakış. Kat yerlerindeki dikiş izleri ele veriyor sadece. Gerisi gölgelerin ve tek rengin dalgalarının oyunu. Kumaşlara yakından bakıp gölge ve kıvrımlarını çizmek, tek renk bir kaleme yoğunlaşmak çok hoşuma gitmişti. Nereye gideceğini bilmeden keyifle ve sabırla ince ince boyadım.

Bu şekilde haftalarca, hatta belki daha uzun çalıştıktan sonra bir gün derse geldim ve her ders sonu devam ettiğimiz işleri koyduğumuz dolaptan çıkardım resmimi. Resmin tam ortasına doğru

Continue reading

2022’de Neler Okumalı – Kitap Tavsiyeleri

Yeni bir yılın başındayız ve yıllık okuma hedefi koymak için harika bir zaman. Eğer okumak için kitap arıyorsanız biz de kitap tavsiyeleri verebiliriz. Kitap önerilerimizi Youtube sayfamızda paylaşıyoruz ama burada toparlayıp size kategoriler ile biraz fikir vermek istedik.

2020 yılına girerken yaklaşan pandemiden habersiz kendimize 2020 için 20 kitap okuma hedefi koymuştuk. Evet evlere kapandığımız dönem kitap okumak için müsait bir zaman gibi dursa da aslında çok da kolay olmadı yirmişer kitabı tamamlamak. İkimiz de farklı 20 kitap okuduk ve böylece yıl boyunca toplam 40 kitap öncelemesi yapmış olduk. 2022 için okuma listenizi oluşturuyorsanız bu yazı ve videolar tam size göre! Beğendiğimiz ve beğenmediğimiz taraflarını da konuştuğumuz için size iyi fikir verebilir.

Continue reading

The World of Forbidden Words, The List

Imagine that you can only use 500 words in your daily life. These words are enough to express the basic needs and serve the simple talks. Or are they? You cannot use the word pineapple because it is forbidden; so use fruit instead! Oh and you cannot use the big words like freedom. Is it possible to be free without having a right to use the word freedom? Are the words just a bunch of letters that come together for a meaning? Can a word be powerful enough to hold the actual driving force to express the feelings, aims or even actions?

Think about the words you use a lot during the day. How would you feel that those words were forbidden? What would you do or talk if there were guardians around that listened to you and controlled what was being talked?

Photo by Skitterphoto on Pexels.com

A distopian world that limits communication is curious enough to make you think about the words and language. Between the seriousness of adulthood and the creativity of childhood,

Continue reading

Yasaklanan Kelimeler Dünyası, Liste

Düşünün ki kullanabileceğiniz sadece 500 kelime var. Temel ihtiyaçlarınızı ifade edecek ve basit konuşmalar yürütecek kadarından fazlası yasak. Mesela ananas kelimesi yok. Meyve diyebilirsiniz, bütün meyveler için genel olarak. Yetmez mi? Ya da özgürlük kelimesi yok. Buna ne demeli? Özgür bile diyemezken ne kadar özgür olunabilir? Kelime olarak ifade edemediğimiz bir olgu, nesne veya her ne ise gerçekten ne kadar güçlü ve etkili bir şekilde var olabilir?

Gün içinde en çok kullandığınız kelimeleri düşünün, ya onları kullanamayacak olsaydınız? Etrafta gezen ve konuştuklarınızı dinleyip kontrol eden birileri olsa kabus gibi gelir değil mi?

Photo by Pixabay on Pexels.com

Kısıtlı kelimeler ve yasaklı bir iletişim dünyasını anlatan

Continue reading

On Jane Austen’s Emma

Here I am, with a brief review of my second book of the year, Emma. If you have been following us you know that we are doing a 20 books for 2020 challenge. Although it has been a slow start we are continuing reading and sharing.

After I read a book, I start to research about it to see what other people think. I was surprised to see that –

Continue reading

2020de 20 Kitap ve diğer yeni yıl hedeflerimiz | SİZ DE KATILIN!

Sizi yeni yıl hedefimize ortak olmaya davet ediyoruz! Okumaya devam edin ve bize katılın!

Çoğumuz yeni yıla girerken geçmiş yıla bir göz atar neler olmuş düşünürüz. Tabbi bir de yeni yıl için birçok hedef koyarız kendimize. Eskiden blogda paylaşıyorduk: 2016ya girerken ve 2017 hedefleri. Son iki yılda ise yeni yıl hedeflerimiz daha soyut hale gelmişti. Basit duyulabilir ama –

Continue reading

Yellow Houseplant Mushroom – Little Surprise Near Our Cactus

If you want to read this in Turkish: click here.

Two days ago I realized something curious at the bottom of the cactus in our living room. There were two little yellow mushrooms! As much as they look like toys or from Smurfs, they are real! They appear to have yellow pollen-like powder – which is probably the mushroom spores – and have painted the end of spikes of the five cacti in the same pot to yellow.

After some research and friends’ help through Instagram (of course we shared the pictures on Instagram Stories) we learned that it is not as poisonous as we think – as long as you don’t eat it. But still we put the pot in the balcony, just to make sure that it doesn’t have any bad effects through the air we breath indoors.

The scientific name of Yellow Houseplant Mushroom is Leucocoprinus Birnbaumii and it is very common for the potted plants. Apparently the spores come with the soil package or through air and when the conditions like humidity and warmth are good enough, a mushroom just pops out next to various house plants.

Now the pot is resting in the balcony and the two little mushrooms are still there, although they are wilted. It looks like the mushrooms don’t like the cold balcony. We hope that they don’t affect the growth of our beautiful cacti. We will update you 🙂

Love, Öykü

Find us on Youtube , Instagram and Twitter

Kaktüsümüzün Dibindeki Sarı Mantar Sürprizi

For English version of this article click here.

İki gün önce güzelim kaktüslerimizin dibinde sarı iki mantar bulduk. Şaşkınlıkla bu oyuncak gibi, hatta Şirinler köyünden fırlamış mantarlara bakarken aklımızdan türlü düşünceler geçti: Zehirli mi? Havadan soluyarak zehri bize ulaşabilir mi? Kaktüsümüze zarar verir mi? Ve nereden çıktı bu?

Evin içinde, tam oturma odasının ortasında böyle neon sarısı mantarların ne işi vardı ki! Tabii ki hemen fotoğraflarını çektik ve İnstagram hikayeden paylaştık ve fikri olan var mı diye sorduk. Bazı arkadaşlarımızın gönderdiği linkler ve biraz Google araştırması ardından çok zehirli olmayan ve saksı bitkilerinde sıkça karşılaşılan bir tür olduğunu öğrendik.

Continue reading

Ekşi Elmalar: Hayat inatlaştıklarımızı bir şekilde tekrar karşımıza çıkarır

Hayat inatlaştıklarımızı bir şekilde tekrar karşımıza çıkarır. Bu belki de tüm ipleri ele alamayacağımızı ve her şeyi kontrol etmenin mümkün olmadığını anlamamız içindir.

Bir hikaye sizi etkiliyorsa gerçek hayata dayalı olduğunu öğrenince daha da etkilenirsiniz. Biz de Ekşi Elmalar filminin gerçek bir hikayeye dayandığını duymuştuk ama izledikten sonra araştırınca Yılmaz Erdoğan’ın annesinin babasından esinlendiğini öğrendik.

eksi_elmalar-1

Filmin ana karakterlerinden Aziz (Yılmaz Erdoğan) Hakkari’nin ileri gelenlerinden ve o zamanlar bile Hakkari’ye teleferik yaptırmayı düşünmüş biri. Ayrıca inatçı, kendine güvenen ve dediğim dedik biri. Biz de Gaziantepli olduğumuz için sert ve kararlı erkek figürleri bize yabancı değil. Yine de bu film aslında erkek egemen bir filmdense kadın odaklı bir film. Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı kadın karakterler çarşıya çıkamasalar da, okula içlerinden biri yollanmış da olsa ve evin tüm yükü omuzlarında da olsa hala güçlü, istediklerini bilen ve harekete geçen kadınlar. Continue reading